şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ben ruhu köhne,
Mücerret bir mahluk;
Toprağın suyu,
Ölümün toprağı,
Yaşamın ölümü,
Doğumun yaşamı istediği gibi,
İsterim seni.


Açlıktan karnı sırtına yapışmış birinin aş'ı,
Yaralanmış birinin merhemi,
Doğum sancısı çeken bir annenin evladını,
Beklediği gibi beklerim seni.


Ölüm döşeğindeki birinin son günü gibi yaşarım seni.

Daha Fazla

Yanımda olduğunu hissetmek istiyorum,
Her an, her yerde,
İliklerime kadar hissetmek istiyorum.

Ruhumun, kalbim ve aklımın sana olan ihtiyacını gidermek istiyorum,
İliklerime kadar olan bu özlemi gidermek.

Tenini hissetmek, senin gülüşünden,
Gülüşün, seni görmekten,
Görmek, sesini duymaktan,
Duymak da diğer her şeyden daha önemli bir hâl içinde kalakalmış.

Nefesini her duyduğumda bile nefsime hatta tüm benliğime iyi gelmesi, tenini hissetmenin nasıl bir lütuf olduğunu daimi bir şekilde sürekli hatırlatıyor.

Gözlerim kan çanağı,
Yüreğim alev,
Ruhumda bir nefes daha var,
Nefsimi iyiye sürükleyen bir nefes.

İhtiyari bir şekilde sana bağlanmış bir halde her şeyim, her anım, her duygum,
Neden bir an bile yanımda olmadığın hissetmek istemediğim bir aşkın yegane sebebisin.
Ve ben sebebi olduğun şeyden ziyadesiyle mutluyum.

Daha Fazla

Bırak şiirleri, bırak yan yana durunca kafiye yapan cümleler ahenkle dans ede dursun,
Sonucunda boyun eğecekleri tek sevgi, sana ait olan sevgimin eseridir.

Daha Fazla

Kendi evimde, yaşadığım şehirde bir yabancı gibi hissediyorum artık,
Sadece senin kalbinde, ruhunda, bakışlarında ve sözlerinde kendimi bulabiliyorum.
Seninle hissedebiliyorum o dehşet verici heyecanı ve tutkuyu,
Sönmeyecek bir alev gibi yanan korlanmış yüreğime huzur veriyorsun.

Daha Fazla

Kelimeler var, bağırmak,
Haykırmak isteyen,
Yere göğe sığmayan.
Ancak, durgun bedenimin içinde,
Ruhum kapkaranlık, her bir yeri çığlıklar içinde.
Susuz bir çiçek gibi,
Hep ölüm anında kalan bir balık gibi,
Nefessiz bir ağaç gibi,
Görünenden uzak olan gibi.

Aşka tahammülü kalmamış sevdiceğimin,
Kırılmış bir çift narin insan!
Bir şeyler yapmak gerek karıncalar gibi,
Yavaş ve emin olmak gerek ve kusursuz.
Peki ya neyi tutmak gerek;
Yası mı, verilen sözü mü?
Meyi becermek gerek, insan olmak kafi! 

Daha Fazla

 Sensizlik sadece denizin ortasında bir limanın olmaması demek değil, bir dümenin de olmaması demek.

Daha Fazla

Yüzünü avcumun içinde tutabilmek isterdim,
Tenine de dokunmak isterdim ama ondan ziyade ruhuna işlemek,
Ne üzmek, ne yormak istiyorum.
Hatalar hiç olmasa da diyemem;
Sonbaharda dökülen,
Ardından gelen kış ayazından geçen çiçekler,
Hep baharda açar elbet.

Daha Fazla

Kelimeleri toparlayabilecek gücüm olsa,
Duygularımı ifade edebilecek herhangi bir lisan olsa,
Sevgimi doldurabilecek kadar yanımda olsan,
Ölümden sonraya bile benimle olsan,
Sana olan açgözlülüğümün eseriyim.

Daha Fazla

 Ay gözlerine bakar,
Bakar ya; güzelliğini yansıtabilsin.
Bırakır gece karanlığa kendini,
Gökyüzünde bir tek ay parıldasın diye.

Karanlık ruhumu bıraktım ya sana,
Aydınlatırsın yolumu tek başına.
Ancak gökyüzünde düşler ruhum,
O yüzden gökyüzümsün.

Gökyüzü açar ya;
Ay bırakıp gider güneşe,
Benim düşlerimde gökyüzüm hep seni bekler;
Bilirim ya orada,
O bana yeter.

Daha Fazla

Her an, her an,
Kelimeler aklımda dans eder,
Eder ve durmaz asla.
Susamam, keşke sussam bazen.

Yazıyorum ya en iyi satırları,
Belki büyük bir ahmak olarak kendini beğenmiş biriyim;
Belki de aklımda dönen artık kelimelerin yansıması,
Bembeyaz satırları en iyi şekilde süslemeye sebep.
Bilmiyorum, durmuyor hiçbir şey yerinde,
Ancak sen ordasın ve belirgin,
Her baktığımda orada en iyi şekilde;
İşte bu benim kalbimin en saf sevgisinden.

Konuşurum bazen,
Ancak aklımda uçuşur her şey,
En güzeli de sensin hep,
Ve hep sen olacaksın.

Daha Fazla

Keşke gökyüzü duysa beni bu gece,
Ona neden dokunamadığımı söylese,
Ben gecenin karanlığından ürkerim,
Ay, aydınlığına kavuştursa bu gece.

Ben çıplağım;
Ancak, apaçık aklımda.
Tutsağım,
Ancak, ahmaklığımda.

Daha Fazla

Boğazımı düğümleyen satırlarımı,
Sonu gelmeyen ıstırabıma yazarım.
Susar ve yazarım sadece,
Çığlık atmak için.
Yazarım; ne yazdığımı,
Nasıl yazılacağını bilmeden yazarım.

Ne üzülür, ne ağlarım halime,
Ne güler, ne de mesut olurum.
Ölürüm kabre girmeden;
Varlığın varlığıma dokumadığı an.
Hayat bulmam için çok geçe kalmadan.
Bir yabancı olmadan gel.
Varlığına mecburiyetim sezilmeden,
Yokluğun fark edilmeden,
Sesimi duy da gel.
Son nefesimi vermeden,
Son satırımı bitirmeden gel.


Daha Fazla

Durur ruhum, cânı cana katıncaya kadar.
Susarım, kalbi kalbime değinceye kadar.
Yaşarım, ruhu bana doyuncaya kadar.
Ağlarım, teni tenime kavuşuncaya kadar.

Daha Fazla

Ne gülerim ağlamaktan,
Ne içerim bir damla zehri susuzluktan,
Ne tutarım bir gülün dikenini.
Sen sensin ya,
İşte o yüzden.
Hem güler hem ağlarım.
Bir su başında,
Kana kana içerim zehri.
Kanlar akan ellerimle tutarım gülü.
Sen sensin ya,
İşte o yüzden.

Daha Fazla
Bu naçiz kalbim bir gün duracak;
Belki var, belki de yok bilmiyorum.
Taştan, belki çiçekten.
Sevgiden, belki nefretten.
Ne olursa, nasıl olursa olsun.
-
Duyduğum her acı dolu çığlıkta.
Hissettiğim her sessiz haykırışta.
İnandığım her yalanda,
Düşlediğim her düşte.
-
Aynı gökyüzünün altında,
Sensizken düğümlenecek.
Aynı hikayenin bir parçasında,
Sensizlikle boğulacak.
-
Her şirimin sonu,
Kaybedişlerimin başlangıcında.
Her sağanak yağışında,
İnançlarımın yıkılışında.
-
Gözlerine her bakışımda,
Sözüne her inanışımda.
-
Beyaz bir sayfayı,
Karalayışımda.
Her suskunluğumun,
Düşüşünde.
-
Nefreti her hissedişimde,
Her acımasızlığımın,
Gözyaşında.
-
Her sevginin yok oluşunda,
Hikayelerin her bitişinde.
Her şiirin başında,
Öfkemin dinişinde.
-
Her sensiz gecemde,
Umutlarımı yitirişimde.
Her gün doğumunda,
Acılarımın dinişinde.
... 

Carelf
(A. Yasir 
ÖLMEZ)
Daha Fazla

Karanlık

Karanlığın içinde,
Sığınırken yine bir gece.
Aklımda sen,
Ruhumda sen.

Dökülüyor o güzel mısralar,
Karanlığın pençesinden.
Fısıldıyor,
Sensizliğin acısını.

Durmaksızın büyüyen bir acı,
Karanlığın ortasında.
Sensizliğin,
Kahrını çekiyor.

Karanlık beni unutmadan,
Gel.
Kurtar beni,
Karanlığın pençesinden.


A.Yasir ÖLMEZ
Daha Fazla